14 Nisan Pazar günü, öğleden sonra Tarsus Gezisi. Transfer, rehberlik hizmeti, Tarsus Şelalesi’nde öğle yemeği...  

Sosyal Program için katılım ücreti 150 TL'dir. 6 Nisan 2019 Pazar gününe kadar Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine mail ile bilgi verilmesi ricasıyla.

Portakal Çiçeği kokusunda Adana'da buluşmak üzere...


Yedi Uyurlar Mağarası

Tarsus ilçesinin kuzey-batısında, 14 km uzaklıkta yer alan Dedeler köyünde yer alan Eshab-ı Kehf Mağarası, Hıristiyan ve Müslümanlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul ediliyor. Mağara dört köşe olarak kayadan oyulan mağaraya 6 basamakla iniliyor.

Mağaranın üstüne, 1873’te Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan kitabe eklenmiş. Kuran-ı Kerim’de Kehf Suresinde sözü edilen Burası, Ashab-ı Kehf’in yaşadığı yer konusunda iddia edilen birkaç yer arasında bulunuyor.


Kırk Kaşık Bedesteni

Her dönemde hareketli ticari hayatı olan ve yolların kesişme noktasında bulunan Tarsus’ta, Ulu Cami’nin hemen yanı başında, cami ile aynı dönemlere tarihlenen Kırk Kaşık Bedesteni, Ramazanoğulları Beyliğinden Piri Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından 1579 yılında yaptırılmış.


 Tarsus Şelalesi

Taşıdığı alüvyonlarla Çukurova deltasının ortaya çıkışında önemli rol oynayan Berdan Irmağı, Orta Torosların güneydoğu yamaçları olan Bolkar Dağlarından filizlenen derelerden alıyor. Bizans imparatoru Justinyen (MS 527-565) tarafından, kenti su taşkınlarından korumak için yapılan çalışmalarla yatağın değiştirilmesi, bugünkü şelalenin oluşmasına neden olmuş.


Roma Yolu ve Kilikya Zafer Takı

Roma Yolu, Tarsus’a 15 km uzaklıktaki Sağlıklı Köyü’nün yukarı kısmında bulunuyor. Roma Yolu’nun MS 1. yüzyılda yapıldığı ve yaklaşık MS 4. yüzyıl ortalarına kadar kullanıldığı düşünülüyor.

Genişliği 2.94 ile 3.00 m arasında değişen Antik Roma Yolu, tarihi ipek yolunun da uzantısıydı. Sağlam kalan bölümlerinde dikdörtgen kireç taşı bloklar ve her iki kenarına arabaların dışarı çıkmasını engelleyen yüksek tretuvar yapılmış. Hatta topoğrafyaya uyarak araç çıkışını kolaylaştıran kavisler ve iki arabanın karşılaşabilmesi için daha geniş bırakılan alanlar, sağlam kalan bölümlerin ilginç noktaları.


Şahmeran Hamamı

Yılanların şahı olarak bilinen insan başlı, yılan gövdeli efsanevi Şahmeran'ın burada öldürüldüğü söylenen Şahmeran Hamamı, Vakıf İşhanı’nın hemen yanında yer alıyor.

Romalılardan kalma bir temel üzerine Ramazanoğulları tarafından yaptırılmış hamam, mimari planı ve ölçüleri bakımından bir Türk hamamının özelliklerini taşıyor. 4 eyvanlı yapı, sıcaklık ve halvet kısımlarından oluşan hamam, restore edilerek hizmete tekrar sunulmuş.


St. Paul Kilisesi

Tarsus’ta bugün müze olarak hizmet veren 12. yüzyıldan kalma St. Paul Kilisesi, İncil’de iki kez Tarsuslu olduğunu yinelenen, İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Paul adına yapılmış.

Bazı kaynaklarda, 1198’de bu kilisede Papa’nın elçisi I.Leon’u Ermeni kralı olarak taç giydirdiği anlatılır. Roma tarzı kalın ve yüksek duvarları olan kilise, 1415’te Ramazanoğlu Ahmet Bey tarafından onarılarak camiye çevrilmiş.


Kleopatra Kapısı

Antik çağın büyük metropolleri arasında yer alan Tarsus, ihtiras, hırs ve iktidar mücadelesinin koca Roma İmparatorluğu bölmeye yüz tutan olayların yaşandığı yerlerden birisi olmuş. Bugün denizden içeride olan Tarsus bir zamanlar büyük bir liman kentiydi.

Mısır’ın ünlü kraliçesi Kleopatra, denizden gemilerle gelip, bu kapıdan şehre girerek Romalı General Antonius ile Tarsus’ta buluşmuş. Kraliçe Kleopatra ile Antonius’un 10 yıl kadar sürecek renkli, romantik ve ihtiraslı aşkının merkezi de Tarsus şehri oldu